Thursday, February 28, 2008

deniz inekleri


atı, ayısı falan varken ineğinin olmamasına şaşılırdı zaten. aman tanrım, kafiyeli oldu.

zavallı hayvanlar bu deniz inekleri. doğru dürüst akrabaları bile yok şu alemde. bilimadamları 600 milyon kadar yıl önce dört ayaklı kara memelilerinden evrildiklerini düşünüyorlarmış, "herkes gider mersin'e, biz gidelim tersine" demişler herhalde. ne bileyim, evrim sudan karaya doğru olur genelde. en yakın akrabaları da fillermiş bu arada.

resimde de görüyorsunuz, şeker şeyler. çirkin ama sevimli sayılırlar. yine de gerçeğiyle karşılaşınca ne kadar sevimli gelebileceğini tahmin etmek güç, çünkü bu hayvanlar ortalama 400-550 kg ağırlığında (bazı kaynaklarda 600 olarak da geçiyor) ve 3 metre boyunda... görsem korkup kaçardım herhalde, insanlara bir şey yapmadıklarını bildiğim hâlde. sanırım şiir yazasım var bu gece. üff, konudan sapıyorum ikide bir.

ne diyordum, görsem korkup kaçardım. fakat büyük ihtimalle başaramazdım -tabî beni takip ediyorsa- çünkü bu hayvanlar ortalama 5-8 km/saat hızla yüzüyorlar. devasa cüsselerine göre yavaş olsa da benden daha hızlı yüzdükleri kesin. neyse, konu ben değilim. ayrıca 60 yıl kadar yaşıyorlar, ben o kadar yaşar mıyım, emin değilim. neden kendimi sürekli deniz inekleriyle karşılaştırıyorum ki?

hayatları oyun oynamak, yüzmek ve balık yemekle geçiyormuş deniz ineklerinin. başka neyle geçecekse zaten. savaşmak, bürokrasiyle uğraşmak ya da okula gitmek gibi kötü alışkanlıkları yok. (adeta toplumsal mesaj veriyorum bu arada, gözden kaçmasın). günde de ortalama 50 kilogram balık yiyorlarmış. afiyet olsun.

metabolizmaları çok düşükmüş, düşük sıcaklıklara adapte olamıyorlarmış, 25 °C'nin altındaki sıcaklıklarda yaşamaları pek mümkün olmuyormuş. çok yavaş oldukları için deniz taşıtlarından kaçmaları pek mümkün olmuyormuş, bazı taşıtların pervaneleri yüzünden bir sürü deniz ineği ölüyormuş. suların kirliliği de ölmelerinde bir başka etkenmiş. soyları da tükenme tehlikesiyle karşı karşıyaymış. yazık.

çoğunluğu orta amerika ve batı afrika sularında yaşadığı için bu hayvanları çıplak gözle görme imkanımız sıfıra yakın olsa da, kendileri hakkında daha fazla bilgi edinmek ve daha fazla resim görmek için güzel siteler mevcut. örneğin http://www.manatees.net/ bunlardan birisi.

ayrıca, yukarıda yazdığım gibi, bu şirin hayvanların soyları tükenmekte. bunun önüne geçebilmek ve insanları bilinçlendirmek için save the manatee club isimli bir web sitesi de mevcut. bu siteden de birçok bilgi edinebilir, bağışta bulunabilir ya da bununla da yetinmek istemiyorsanız bir adım daha atıp facebook'taki profil resminizi bir deniz ineği resmiyle değiştirebilirsiniz. tamamen size kalmış.

Wednesday, February 27, 2008

all your base are belong to us



in a.d. 2101
war was beginning
captain: what happen?
mechanic: somebody set up us the bomb.
operator: we get signal.
captain: what!
operator: main screen turn on.
captain: it's you!!
cats: how are you gentlemen!!
cats: all your base are belong to us.
cats: you are on the way to destruction.
captain: what you say!!
cats: you have no chance to survive make your time.
cats: ha ha ha ha....
captain: take off every 'zig'!!
captain: you know what you doing.
captain: move 'zig'.
captain: for great justice.

ne: japon video oyun firması toaplan, sega mega drive için bir oyun yapar: zero wing. zero wing'i diğer atari oyunlarından ayıransa iğrenç derecede kötü olan ingilizcesidir* (o zamanlarda google olsa google translate'e sokmuşlar falan denirdi herhalde, konuyla alakasız olsa da 1960'ta google nasıldı sorusunun cevabı için tıklayın). işte bu kötü ingilizce içeren oyunun -ki yukarıda da görülebilir- günümüzde ünlenmiş metni "all your base are belong to us"tır.

* iki tane parantez açmamak için yıldız koydum; bu kötü uzak doğulu ingilizcesine l harfini söyleyemeyip r'yi de, l'yi de r gibi okudukları için "engrish" deniyormuş, gramerde de bir sürü hata var tabî, "how often does the bus run?", "let's enjoy your life" tarzı şeyler.

ne zaman: 1989 yılında, henüz ben bir yaşında ya da değilken.

nasıl: peki bu "all your base are belong to us?" nasıl ünlenmiş? "all your base are belong to us" 1999 yılına kadar bir şehir efsanesi olarak anlatılagelmiş, ancak bu yılda Scarface350 nick'li birisi bunu bir internet fenomeni hâline getirmiş. sitesi falan bile var.

nerede: site şu adreste: http://allyourbase.planettribes.gamespy.com/
önce ilk videoyu izlemenizi tavsiye eder, üçüncü ve son video olan zero wing rhapsody'de gece gece evdeki herkes uyurken kahkahalar atmamak için kendimi zor tuttuğumu (hatta zaman zaman tutamadığımı) belirtmek isterim. bohemian rhapsody'yi bilmiyorsanız son videodan pek bir şey anlamayacağınızı da.

niye: niyesi mi var? eheh.

kim: yukarıdaki fotoğrafta görülen adam cats, tarihte ilk defa "all your base are belong to us" demiş olan kişi, kötü adam. onun huzurunda eğilin! all hail the cats! (ne de olsa engrish konuşuyoruz)

sonuç: ben beceremem bu 5n 1k işini.

(bu arada, "zig" ne ya?)

Sunday, February 24, 2008

black sabbath albümleri

black sabbath. heavy metal'in kilometre taşı. bu blog da bu gidişle mp3 blog'u falan olacak ama neyse. bu linkte hepsi.

breh breh



katılıyor muyum? gülmekten katılırım ancak.

şaka şaka.

Saturday, February 23, 2008

batmobil gerçek olmuş

batmobil gerçek olmuş. sıra batman'i bulmaya kaldı. sonra da robin'i buluruz. takımı topluyoruz. kezman esprisi falan yapmayın. ben yeterince iğrenç espri yaptım zaten. şu alttaki de çizim versiyonu:
aslında bu batmobil sadece 1989-1992 yılları arasında kullanılmış, batman returns'ten sonra da emekliye ayrılmış. ama batmobile history'de yazılanlara göre en fazla bilinen batmobillerden birisiymiş. bu arada batmobile history güzel site, gidin bakın derim.

adamlar onca tasarım yaparken benim şu yazının tasarımını yapmak için iki saat uğraşmama ne demeli peki?

Wednesday, February 13, 2008

jamario mooon!


çok pis raptors taraftarıyımdır ben. bileğimi kesseler kanım kırmızı akar. o derece. raptors bir nba takımı bu arada. nba de... off neyse. bu sene raptors taraftarlarının daha fazla heyecanlanmasına sebep olan bir adam var: jamario raman moon, ya da daha bilindik ismiyle jamario moon, hatta spikerlerin maçta genellikle söyledikleri şekilde; jamario mooooooon!

moon nba'e adımını bu sene başında attı. 27 yaşında ve daha önce abuk sabuk liglerde oynamış olması nedeniyle raptors taraftarları olarak bu transfere önce kuşkuyla yaklaşmıştık ama hepimizi yanılttı. inanılmaz atletizmi sayesinde bastığı smaçlar ve koyduğu bloklarla toronto'da vince carter gittiğinden beri bir türlü doldurulamayan atletik, spektaküler oyuncu boşluğunu bir nevi doldurmuş oldu. hakikaten, bu şehir ondan beri böyle atletik oyuncu görmemişti, belki fred jones, o kadar. zaten şimdi de sırada smaç yarışması var. heyecanla bekliyoruz...

smaç yarışmasında yapabileceklerinini göstermesi açısından:
http://boss.streamos.com/wmedia/nba/nbacom/allstar/2008/moon_dunk_voteforme.asx

-spoiler-

-spoiler-

not: yapar mı yapar valla, "ne kadar yükseğe zıplayabiliyorsunuz?" sorusuna "ne kadar zıplamam gerekirse" cevabını vermiş, eski harlem globetrotters oyuncusu bir adam bu, en iyisi bekleyip görmek...

Saturday, February 9, 2008

gerçek bir hayalet

korkutucu gözüküyor:



yok yok şu photoshop saçmalıklarından değil, yalnızca...